| |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
DÜRÜST: "KOLEJLERİN KALİTESİNİ ARTIRARAK RUM'A GİDİŞİ ÖNLEYECEĞİZ"Çünkü Rumlar bize, Kıbrıs Türk halkına, Anavatan Türkiye'ye hiçbir şekilde tahammül etmemektedirler. Ama etmiyorlar diye biz de mücadelemizden vazgeçeceğiz anlamına gelmemelidir. Şinasi BAŞARAN: Sayın Bakan yedi aylık bakanlığınız döneminde, eğitim, gençlik ve spor konularında neler yaptınız kısaca özetler misiniz? Kemal DÜRÜST: Çok teşekkür ederim. Sizin gibi değer verdiğim bir medya mensubu ile birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu önce müsaadenizle belirtmek isterim. Öğretmen kökenli olduğumuzdan dolayı, genç oluşumuz da sanıyorum başbakanımız tarafından bu bakanlığa layık görülmüştür. Biz de onun bu takdirine layık olmaya çalışacağız. Biz muhalefette iken, eleştirdiğimiz en önemli unsur,bizden önceki arkadaşların yaptıkları değişikliklerdi. Bunların da en başında kolejlerin orta bölümününkapatılması ve dolayısı ile alternatifsiz kalan halkımızın, çocuklarımızın velileri Güney’deki okullara gönderme zorunda bırakılmalarıdır. Biz bu anlamda kolejlerin orta bölümünü vermiş olduğumuz ve partimin vermiş olduğu sözler doğrultusunda ilk yüz gün doğrultusundaki icraatlar içerisinde kolejlerin orta bölümünü Girne, Güzelyurt, Gazimağusa ve Lefkoşa’da açarak icraatlarımıza başladık. Tabii ki bu kolay olmadı. Beş yıldır müfredatları ortadan kaldırılmış olan bu okullarda yeniden öğretmen düzenlemelerini yapmak, yeniden mifredatları ve öğretmen arkadaşları bir çatı altında toplayarak bu yapıyı oluşturmak kolay olmasa gerek ama bizler ekibimizle birlikte öğretmen arkadaşlarımızın özverili çalışmaları sonucunda bunu gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl kolejler konusunda daha iyi bir takım analizler sonucunda kolejler üzerindeki kalitenin artırılması yönünde çalışmalarımız devam edecektir. Ayni zamanda tatlı bir rekabet yaratmak ve rekabet anlayışı yaratmak ve rekabetin getireceği liberal bir anlayışın sonucunda da kaliteyi yakalayabilmek adına, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kolej zinciri olan TED kolejini de göreve gelir gelmez Lefkoşa’da merkezde özel bir kolej olarak açılmasına katkı koyduk. İnşallah 2010-2011 döneminde de TED Koleji de öğrenci alacaktır.Ve alternatif çoğalacaktır ve dolayısıyla, Güney’e gidiş diye birşey söz konusu olmayacaktır. Şinasi BAŞARAN: Üniversitelerimiz konusunda da neler söyleyeceksiniz. Büyük bir öğrenci potansiyeli bulunmaktadır. Bu yıl biraz düşüş var bunun nedenleri nelerdir. Bakanlık olarak Üniversitelerimize öğrenci artırmak için neler yapmaya çalışıyorssunuz. Kemal DÜRÜST: Çok teşekkür edrim. Çok önemli bir noktaya temas ettiniz. Gerçekten üniversitelerimiz bu ülkede lokomotif sektördür. Ve gururluyum ki, mensubu olduğum partim bu üniversiteler noktasında ta temelden ve en başından beri ciddi adımlar atmıştır ve bu ülkede üniversite ile buluşturan siyasi anlayış olmuşuzdur. Elbette ki üniversiteleri önemsemekteyiz ama beş altı yıldan beridir biz iktidardan uzak olduğumuzdan dolayı, özellikle bu yıl görevimizi Mayıs ayında görevimizi aldık. Dolayısıyla öğrenci sayısında belli bir azalma olmuştur. Bunun sorumlusu da tabii birçok etkeni vardır ama özellikle Kuzey Kıbrıs ayağında sorumlusu biz değiliz. Bizden önceki iktidarın eksik bıraktığı bir takım çalışmalar, bıraktığı bir takım temaslar, tanıtımlar sonrası belli bir azalma doğmuştur. Ne yazıktır ki, bugün baktığım zaman, bazı muhalefet milletvekilleri “sizler geldiniz ve üniversitedeki öğrenci sayısı azaldı” diyebiliyorlar. UBP iktidaRA Mayıs sonunda geldi. Bütün öğrencilerde hemen hemen okullarını tercih etmiş durumdaydılar. Üniversite tanıtımları da bildiğiniz gibi çoktan yapılmış idi. Ama sadece bununla bağlantılı değildir.Bakanlığa gelir gelmez bunu farkettik. Burada bir araştırma inceleme merkezi oluşturduk ve profesyonel anlamda bu noktada üniversitelerimizden de katkı almak suretiyle araştırma yaptık. Araştırma sonucu, yaklaşık bir hafta önce benim elime ulaştı. Bu konuda basınımıza da, önümüzdeki haftalarda ciddi bir bilgi vermeyi de planlıyorum. Kısaca üniversitelerle almamız gereken acil karaların olduğunu, atmamız gereken acil adımların olduğu da bir gerçektir. Çünkü biz gerekli olan tanıtımlara aracı olmak durumundayız. Bunların gerçekleşmesi için itekleyici rol oynamalıyız. Üniversitelerimiz hareketlendirmeliyiz, üniversitelerimizin var olan eksikliklerini gideribilmesi için var olan üniversitelerimizin çeveresindeki halkımızdaki eksikliklerin giderilmesi için ve buna benzer ögelerin değerlendirilmesi için şu anda çalışmaklar yapmaktayız. Bununla da birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin açmış olduğu 13-15 civarındaki Vakıf Üniversitesinin de buraya az öğrenci gelmesinde bir katkısı olmuştur. Tabii ki Türkiye’den Bulgaristan’a, Hollanda’ya Almanya’ya öğrenci gitmesi de bizim öğrencilerimizin azalmasına vesile olmuştur. Bu noktada bizler tüm bunları hep birlikte değerlendirmek süretiyle, gerekli olumlu yansımaların ülkemizde varolamsına çaba sarfetmekteyiz. Şinasi BAŞARAN: Sayın Bakan sizi meclise ilk gidiğiniz günden beri tanıyorum. İyi bir dostluğumuz var. Diyalogdan yana bir kişi olduğunuzu çok iyi bilenlerdenim.. Sendika kuruluşlarının bazı ileri gelenleri Rum tarafındaki eğitim bakanı ile Rum tarafındaki içişleri bakanı ile görüşmeler yapıyorlar ve bu görüşmelerden sonra benim tesbitlerime göre, Türk tarafında ya greve gidiyorlar ya da eylemler yapıyorlar. Siz diyalogdan yana öğretmen kökenli bir bakan olarak buna ne diyeceksiniz. Kemal DÜRÜST: Sendikalar, her ülkede olması gereken demokratik örgütlerdir. Bu bir gerçek. Ama tabii ki, sendikaların bazı adımları atarken kendi devletlerini gözardı etmeden atmaları gerekliliği üzerinde durmak istiyorum. Kendi devletimizin politikaları doğrultusunda haereket etmeleri elbetteki beklentimizdir. Bizim bunun yanında bu yıl yaptığımız önemli açılımlardan bir tanesi de şudur ki TARİH kitapları ile yapmış olduğumuz çalışmalardır. Bizler yien yüz gün icraatları içerisinde hem partimim hem de bizlerin, halkımıza verilmiş olduğumuz söz üzerine, ciddi bir ekip oluşturarak yaklaşık 35-40 civarında, bu tarih kitaplarının yeniden yazılmasına ve 10-15 kişilik de çeşitli üniversitelerden oluşturulan bir danışma kurulu yaratarak bu kitapların üç-dört ay içerisinde, ilk yüz gün içerisinde okullarımıza ulaşmasını sağladık. Önümüzdeki yıllarda da bu kitaplarımızı daha da geliştirmek için çalışmalarımız devam edecektir. Şu anda öğretmen kökenli bir Milli Erğitim bakanı olarak mutluyum, gururluyum ki, en azından devletimize sahip çıkabilmek adına Anavatanımız Türkiye ile olan sosyal bağlarımızı güçlü kılınabilmesi adına, Atatürk ilkelerinden taviz vermeksizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti gençliğinin yetişmesi için tarih kitapları ortaya çıkmıştır. Bir çok kesim rahatsız olmuştur sayın Başaran. Birçok kesim beni suçlamaktadır. Kitaplarımız milliyetçi unsurlar içeriyor diye.. Kitaplarımız elbetteki milliyetçi unsurlar içerecektir. Şinasi BAŞARAN: Bunun marjinal bir kesimcik tarafından yapıldığını söylersek daha doğru olmaz mı sayın bakan. Kemal DÜRÜST: Doğru söylüyorsunuz ama bunu zaman zaman kamuoyunda belli köşe yazarları, medya mensupları işliyor ama, biz doğru yaptığımıza inanıyorum, elbetteki biz kakarlı bir duruş sergileyeceğiz. Bizim gerçekleri halkımızdan ve gelecek nesillerimizden gizleme hakkımız yoktur. Şinasi BAŞARAN: Sayın bakan gençlik ve spor da sizin uhdenizdedir. Gençliğin boş vakitlerini değerlendirecek, milli eğitim olarak gençlik ve spor bakanı olarak ne gibi bir temaslarınız olacak veya olmakta mıdır. Buna ek olarak şunu da sormak istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gençliğinin Anavatan gençliği ile kaynaşması için ziyaretler veya sportif temaslar ne durumdadır ve böyle bir düşünceniz var mıdır? Kemal DÜRÜST: Bakın Şinasi bey biz göreve geldiğimiz anda, gençlik dairemiz bağlı bütün gençlik merkezlerinin kapatıldığını, kapatılmayanların da işlevinin itirildiğini gördük. Ve Gazimağusa ilçemize bağlı Vadili, Paşaköy, Akdoğan ,Geçitkale gençlik merkezlerini özellikle Dipkarpaz Sipahi’de İskele ilçemize bağlı gençlik merkezlerini, Güzelyurt merkezdeki gençlik dairemizdeki bünyesindeki gençlik merkezlerini hareketlendirdik. Şu 40 ile 80 arasında çocuğumuzun kayıt yaptırdığını ve oralarda güzel alışkanlıklar edinebilmek için öğretmenler eşliğinde çalışmalar başlatıldığının mesajını vermek istiyorum. Gençlik Dairesi işlevi olmayan bir daire konumundan kurtarılmıştır. Bu bizim gururumuzdur. Halk danslarının yanı sıra, çeşitli uyuşturucu ile mücadele etkinlikleri kötü alışkanlıklardan gençlerimizin kurtarılabilmesi gençlik merkezlerimizde birçok bilimsel çalışmalar başlatılmaktadır. Hatta Gençlik Dairesi Müdürümüz şu an Ankara’dadır. Bu uyuşturucu ve kötü alışkanlıklarla ilgili olarak birçok sivil örgütle ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkili birimleriyle müdür seviyesinde görüşmeler yapmak suretiyle, onlarla da bu sosyal ilişkiyi sürdürme kararlılığındayız. Bunun yanı sıra bütün gençlik kamplarımızı gözden geçirmek ve kullanılabilir, kampa gittiği zaman bir gencimiz, yalnız yaz aylarında değil kış aylarında da o kamplar içserisinde belli eğitim seminerleri verilebilmesi noktasında güzel bir takım dostluk dayanışma köprülerinin daha da sağlamlaştırılabilmesi anlamında çalışmaların yapılması için o kamplar üzerinde büyük yatırımlar yapmaya başladık. Şinasi BAŞARAN: Sporla ilgili bakan olarak gerek futbol, gerek basketbol ve gerekse diğer spor dallarında dış temaslarla ilgili ne gibi bir çalışma içerisindesiniz. Malumunuz Türkiye ile de futbol maçları yapamıyoruz. Bunlar konusunda neler yapmaktasınız. Geçen gün Kıbrıs Türk Furbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal’la yaptığım bir söyleşide bir takım çalışmalardan bahsetti. KKTC olark bu konularda ne aşamadayız. Kemal DÜRÜST: Bizler özellikle İslam Konferansı Örgüt’ü toplantılarında gözlemci üyeliğin tescil edilmesinden de sonra,artık sadece gözlemci üye olarak değil, bundan sonraki mücadelemiz şu an devam etmekte bu mücadele, artık oralarda direk olarak müsabakalara katılabilme, dünya gençliği ile birlikte ayni çatı altında yarışabilme, bir takım duyguları paylaşabilme noktasında çaba göstermekteyiz. Bun yalnız Devlet olarak Spor bakanlığı olarak bizler değil, ayni zamanda bizim federasyonlarımızın da yaptığını görmek bizleri mutlu kılmaktadır. Şöyle ki geçen gün Rum milli olimpiyat komitesine bir kınamam oldu. Sizin gazeteniza de yansıdı. Tabii ki o kınamayı ben yapmak durumundaydım. Çünkü Bilardo sporu ile ilgili Federasyonumuzun bizim katkılarımızla gittiği birkaç etkinlikte KKTC DEVLETİNİN bayrağını dalgalandırmış olması ve ondan sonra o ilgili dünya örgütüne, Bilardonun en üst seviyedeki örgütüne, kayıt olma ve müsabakalarda yarışabilme hatta oy kullanabilme hakkını elde etmesinden sonra , o federasyona üye olan bütün ülkelere Rum milli olimpiyat komitesinin yazı yazması ve bizi geri çektirmek istemesi bizi üzmüştür. Dolayısıyla biz bilardoda başlatılan hatta yeni kurduğumuz ve yine muhalefetin bizi eleştirdiği Futbol Tenisi federasyonumuzla ilgili, Avrupa Futbol tenisi federasyonuna üyeliğimizin gerçekleştirilmesi ve orada bizim sporcularımızın yarışacak olması mutlak surette bizimutlu etmektedir. Bunlar bizim dönemimizde atılan adımlardır. Bu devam edecektir. Belki futbolda bu kolay olmayabilir, ama spor dünyasında sadece futbol yoktur. Bireysel sporlar vardır. Değişik kitle sporları vardır. Bunu biz başarmak zorundayız. Şinasi BAŞARAN: Sayın bakan bir tarafta Cumhurbaşkanı Talat, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’la bir çözüm ve anlaşma için görüşmektedir. Ancak böyle bir görüşme yapıldığı bir ortamda, Rum tarafının devamlı olarak Türk tarafını dış dünyadan izole etmeye, dış dünyaya açılmasına müsaade etmeyen; yani bir taraftan Türklerle anlaşmak istiyorlar gibi görünüyorlar diğer taraftan da aleyhimize uğraşmaktadırlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz Sayın bakan. Kemal DÜRÜST: Rumların gerçek anlamda bizimle uzlaşma istemediğininin en büyük göstergesi işaret ettiğiniz bu noktadır. Eğer bir sanatçı geliyorsa ve bu sanatçının Güney’den Kuzey Kıbrıs’a gelip konser vermesi enegelleniyorsa, eğer dünya sporcularının Güney’den Kuzey’e geçip spor yapması; hatta kamp yapmaına bile zaman zaman eğer engel koymaya çalışıyorlarsa, buna bile tahammül edemiyorlarsa bana göre Rumların ne kadar uzlaşma isteyip arzu edip etmedikleri buradan açıkca gösterilmektedir. Dünyaya açılımda, esas olan, bizim eğitim ve spor alanı ile başarabileceğimizin de mesajını vermek istiyorum. Bu ülkede sportif ve kültürel aktivitelerle ve eğitimsel çıkışlarla, ancak bir ülke dış dünyada etkili temaslar yapabilecektir. Rumun bize koyduğu engelleri biliyordum ama, bakan olduktan sonra yaşayarak öğreniyorum. Halkımıza da inşallah bu gerçekleri en iyi şekilde yansıtabiliyoruz diye da düşünüyorum. Çünkü Rumlar bize, Kıbrıs Türk halkına, Anavatan Türkiye’ye hiçbir şekilde tahammül etmemektedirler. Ama etmiyorlar diye biz de mücadelemizden vazgeçeceğiz anlamına gelmemelidir. Bakanlığımızda dış birimimizi de oluşturmak üzereyiz. Dış birimimizle, Dışişleri ve Turizm bakanlıklarımızla da sıkı işbirliği içinde elimizden geldiğince dünya gençleri ile, Avrupalı gençlerle,Türki Cumhuriyetlerinin gençleri ile kendi gençlerimizi bütünleştirme çabası içinde olacağız. Şinasi BAŞARAN: Son olarak neler söylemek istersiniz sayın bakan. Kemal DÜRÜST: Tüm halkımızın ve gençlerimizin yeni yıllarını kutluyorum. Yeni yılın 2009’dan daha çok refah, mutluluk ve huzur dolu olmasını diliyorum. Bizler geleceğe güvenle bakılmasını arzu etmekteyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çatısı altında Kıbrıs Türk halkının, Anavatan Türkiye’nin desteğinin hiçbir zaman eksik bırakılmayacağı bir ortamda en büyük güzellik ve huzuru mutluluğu yaşayacağımıza eminiz. Biz bakanlık olarak da 2010 yılını yatırımlar yılı olarak değerlendiriyoruz. Spor ve eğitim alanında çok ciddi kalıcı ve bilimsek yatırımların 2010 yılının ilk altı ayının içerisinde hayata geçeceğinin de müjdesini vermek isterim. Bu haber 678 defa okunmuştur.
|
Advert
|
|||||||||||||||||||
|
Tasarım Ve Modül Geliştirme: Ertuğrul Başaran
Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||