| |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
Kıbrıslı, edebiyatlarının tanınmasını istiyorTürkiye'deki basının ve edebiyat çevrelerinin adanın edebiyat ve düşünce yaşamı ile yeterince ilgilenmediğini dile getiriyorlardı. Kıbrıslı, edebiyatlarının tanınmasını istiyor D OĞAN HIZLAN ULUSLARARASI Kıbrıs Üniver-sitesi’nde bir konuşma yaptık. Ben ve Hami Çağdaş, kültürlerin kendi sınırları dışına açılması konusunu anlattık. Kıbrıslı ya da Kıbrıs’ta okuyan öğrencilerin yakınmaları bir noktada odaklanıyordu. Kıbrıslı edebiyatçıların yaptıklarının Kıbrıs sınırını aşamamasından bahsediyorlardı. Türkiye’deki basının ve edebiyat çevrelerinin adanın edebiyat ve düşünce yaşamı ile yeterince ilgilenmediğini dile getiriyorlardı. Adaların kendine özgü bir soyutlanmışlığı, yalnızlığı vardır. Ada olgusunun içine, Kıbrıs’ı da koyabilir miyiz? Bence hayır! Çünkü Kıbrıs’ta üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri var. Yoğun bir Türk edebiyatı öğrenimi yapılıyor. Söz konusu ilgi son derece olağan. Ancak üniversitelerin de yapması gereken girişimler var. Derneklerle, gruplarla ortak sempozyumlar, etkinlikler düzenleyerek adalı edebiyatçıları tanıtmalılar, en azından Türkiye’de tanınmasını sağlamalılar. Türkiye’deki yazarları, yayınları okuyorlar, Türkiye’de yaşayanlar da Kıbrıs edebiyatını okumalılar. * * * BİZ dışarı açılmayı anlatırken devletin yardımından söz ettik. Verdiğimiz örnek, Mısır’daki katliamdan sonra, Mısır devletinin Mısır üzerine yazılan kitaplara sponsor olmasıydı. Yani Mısır’la ilgili bir kitap yazılıyorsa buna destek oluyorlardı. Sanırım siz de Christian Jacques’ın kitaplarını anımsayacaksınız. Sözünü ettiğim olayın en bilinen örneğidir! Kıbrıs edebiyatı, müziği, yaşamı, kültürü üzerine yazılan kitapları okumalıyız. Okurlarım soracaklar: Bu kitapları nereden bulacağız, alacağız diye. Ne yazık ki alamayacaksınız, çünkü satılmıyorlar. Konuştuğum kitapçılar, yayıncılar Türkiye ile kitap alışverişi yapmanın zorluğundan, hatta imkânsızlığından söz ettiler. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin de bu konuyla ilgilenmesini bekliyorum. Ayrıca KKTC’nin de Türkiye’deki kitap fuarlarına daha geniş katılım için örgütlenmeleri gerektiğini de anımsatırım. Buraya geldiğimde aldığım kitapların çok önemli yapıtlar olduğunu yazmama gerek yok. Dar bir kesim dışında, kimse bunları okuyamıyor. Öğrenciler, adada yaşamanın getirdiği sınırlılığı ve içedönüklüğü, kapalılığı aşmalılar. Bunun için de tanıtma çalışmaları yapılması gerekiyor. Edebiyat öğrenimi yaptıkları için dünle, bugün arasında bağlantı kurma becerisini kazanmış oluyorlar. Gerekli mukayeseyi yapacak bilgi ve becerideler. Dolayısıyla böyle öğrencilerin öğrenim gördüğü, bir adada daha büyük canlılık ve etkinlikler olmalı. Bunun için de ihtiyaç duyulan girişimlerin yapılması gerekiyor. * * * HANGİ kitapları aldık? O da bir başka yazının konusu. (Hürriyet’ten) Bu haber 506 defa okunmuştur.
|
Advert
|
|||||||||||||||||||
|
Tasarım Ve Modül Geliştirme: Ertuğrul Başaran
Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||