| |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
KIBRIS SORUNUNA 'MÜNECCİM' BAKIŞIBu arada Türk limanları da Rum gemi ve uçaklarına açılırken KKTC de AB'ye yönelik doğrudan ticareti başlatacak. Limanlar nedeniyle askıya alınan Türkiye-AB müzakere başlıkları serbest kalacak. Kıbrıs sorununun çözümü de Türkiye'nin AB üyeliğine kadar ertelenecek. Yani, en az 10 yıl sonrasına… Zeynel LÜLE Kehanette bulunmak istemem ama 30 yıla yakın bir süreden beri izlediğim, gelişmeleri çok yakından takip ettiğim Kıbrıs'la ilgili müzakerelerin gidişatını ve de olacakları size bir ‘müneccim' edasıyla anlatabilirim. Yanılma ihtimalim çok az. Geriye yaslanın ve önümüzdeki aylarda ve daha sonrasında olacakları bugünden okuyun. Taraflar, 7 ve 10 Eylül günleri ‘mülkiyet' konusunu ele alacaklar. Bence Kıbrıs sorunu artık sadece mülkiyet sorunundan ibaret. Bu sorunun çözümü, zaten ‘çözümsüzlüğü' ortadan kaldırır. Konuşulacaklar belli… Üç ihtimalli bir seçenek var. Mülkiyet sahibi ya tazminatını alacak ve çekilecek ya mülkünü geri almak isteyecek ya da güneydeki mülk sahibi Türklerle takas edecek. Daha henüz tarafların birbirine sunduğu ve 7-10 Eylül'de yapılacak iki görüşmede ele alınacak önerileri bilmiyoruz. Ama ben yine müneccimliğimi konuşturayım. Rum tarafı bu üç ihtimalli seçenek konusunda ilk söz söyleme hakkının mülkiyet sahiplerine bırakılmasını talep edecek. Türk tarafı ise yıllar boyunca üzerine tesislerin, santralların yapıldığı arazilerin kaderinin artık mülkiyet sahiplerine bırakılamayacağını, sadece tek bir mülkiyeti olanlara bu hakkın verilebileceğini söyleyecek. Rum tarafının adını bile duymak istemediği KKTC'de kurulan ve AİHM'nin de yetkisini tanıdığı ‘tazmin komisyonu'nu adres olarak gösterecek. Rum tarafı gündeme toprak talebini getirecek. Güzelyurt üzerinde ısrarcı olacak. Türk tarafı ise bu talebe yanaşmayacak. Yani, mülkiyet konusunda değil bir anlaşma, ihtimali bile hemen hemen yok. AB'nin kâbusu Dolayısıyla görüşmeler çıkmaza girecek. Adaya bizzat gelecek olan BM Genel Sekreteri Ban Ki-moonn kasım ayında bir rapor yazacak ve sadece bir tarafı değil, her iki tarafı da suçlayan ifadeler kullanacak. Yani çözümsüzlüğün bedelini tek tarafa yıkmayacak. Raporu sonrasında müzakerelerin bu şartlarda sürdürülemeyeceğini ya Türkiye-Yunanistan ve hatta Avrupa Birliği'nin de katılımıyla ‘genişletilmiş' şekilde devam etmesini ya da iki liderin bizzat New-York'a gelerek BM gözetiminde ‘hızlandırılmış' yöntemle görüşmelere devam etmesini isteyecek. Bu arada Avrupa Birliği telaşlanacak ve aralık ayında yapılacak olan ‘Liderler Zirvesi'nin bir kez daha Türkiye-Kıbrıs zirvesi olması kâbusunu yaşayacak. Rum tarafına "KKTC ile Doğrudan Ticareti başlatacağız" kozunu masaya koyarak baskı kuracak. Türkiye'ye "Limanlarını Rumlara aç. Anlaşmayı başlatalım" mesajı yollayacak. Türkiye dünden razı şekilde olumlu yanıt verecek. Rumlar telaşlanacak ve "Limanların açılması zaten Türkiye'nin taahhüdüdür. Karşılığı doğrudan ticaret olamaz. Bir bedel ödemeli" diyerek, Maraş'ın iadesini talep edecek. Zaten bir ‘Fantom Kent' durumunda olan Maraş, belki BM, belki de AB gözetiminde yeniden yapılanmaya açılacak. Bu arada Türk limanları da Rum gemi ve uçaklarına açılırken KKTC de AB'ye yönelik doğrudan ticareti başlatacak. Limanlar nedeniyle askıya alınan Türkiye-AB müzakere başlıkları serbest kalacak. Kıbrıs sorununun çözümü de Türkiye'nin AB üyeliğine kadar ertelenecek. Yani, en az 10 yıl sonrasına… Bu arada KKTC giderek Türkiye'nin bir vilayeti konumuna girecek. Abartmayayım ama belki de Türkiye'den Lefkoşa'ya uçuşlar ‘iç hatlardan' bile yapılabilecek. AB ile doğrudan ticarete başlayan KKTC, ekonomik olarak daha rahatlayacak. İzolasyonlar büyük ölçüde kalkmış olacak. Ve yavaş yavaş, Türkiye Cumhuriyeti ile ‘Kıbrıs Cumhuriyeti' arasında diplomatik, ticari ve kültürel faaliyetler başlayacak. Eğitimi saymıyorum. Çünkü çoktan Kıbrıslı Rum gençler Türkiye'ye gelerek dil öğrenmeye, Türk öğretim üyeleri de Kıbrıs Rum Kesimi'ne giderek ders vermeye başladılar bile… Bu dediğin olur mu demeyin. Siz de benim gibi yaşanan süreci yakından takip edin. Görürsünüz.(ABHaber) Bu haber 209 defa okunmuştur.
|
|
|||||||||||||||||||
|
Tasarım Ve Modül Geliştirme: Ertuğrul Başaran
Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||