lebron james shoespaul smith shoesdior sunglassesmarc jacobs handbagslouboutin shoespandora braceletscheap designer handbagsbandage dressralph lauren polotory burch sale

Basaran PRESS

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Reklam


 
PROF. DR. ERHAN ARIKLI: NOEL BABA DA, HAÇ DA TÜRK KÜLTÜRÜNÜN BATIYA ARMAĞANIDIR

PROF. DR. ERHAN ARIKLI: NOEL BABA DA, HAÇ DA TÜRK KÜLTÜRÜNÜN BATIYA ARMAĞANIDIR

Tarih 27 Aralık 2010, 10:57

Kırgızistan Devlet Arabayev Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Erhan Arıklı yaklaşan Noel Bayramı ile ilgili çok ilginç ve tartışma yaratacak tezler ileri sürdü. Kırgızistan'da yayın yapan Almas Radyoda bir söyleşi yapan Arıklı ile yapılan konuşmanın tam metni şöyle:

Kırgızistan Devlet Arabayev Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Erhan Arıklı yaklaşan Noel Bayramı ile ilgili çok ilginç ve tartışma yaratacak tezler ileri sürdü. Kırgızistan’da yayın yapan  Almas Radyoda bir söyleşi yapan Arıklı ile yapılan konuşmanın tam metni şöyle;

*Sayın Arıklı Noel yaklaşıyor. Sizin Noel Baba ile ilgili farklı düşünceleriniz var. Siz Noel Baba’nın Türk Kültüründen Batı Kültürüne geçip Hıristiyanlaştığını iddia ediyorsunuz. Çok şaşırtıcı olan bu iddiayı neye dayanarak ileri sürüyorsunuz?

Bu iddianın sahibi yalnızca ben değilim. Başta ünlü Kazak araştırmacı Murat Aci başta olmak üzere birçok araştırmacı da bunu iddia ediyor. Ünlü Rus arkeoloğ ve araştırmacılarından özellikle Okladinikov, S.İ Rudenko ve Kazak alim A. Margulan’ın araştırmaları  incelediğimizde Türk Kültürünün kökenlerini ve bu Kültürün batıya etkisini görebiliyoruz. Bu araştırmalardan yola çıktığımızda, yalnızca “Noel Baba “ inancının değil, bu gün Hıristiyanlara ait kabul edilen pek çok dini ritüel ve inancın  Türkler tarafından batıya armağan edildiğini  görüyoruz.. Mesela bakınız eski çağlardan itibaren çam ağacı Türklerde kutsal ağaç sayılmıştır. Bu durum, Sibirya’da yaşayan diğer halklar için de aynı olmuştur. Bu ağaç evin içine sokulmuş, ağacın etrafında Şamanlar ayin yapmış ve kötü ruhları evlerden kovmuştur. Bu ritüel, Sibirya’da Şamanist diye adlandırılan gayri müslim Türk Halklarında hala yaygın olan bir ritüeldir. Hıristiyanlıkta çam ağacı, geyik, Noel Baba ve Hediyeler önemli yer tutar. Bu kavram ve sembollerin tamamı eski Türk Kültüründen alınmadır.

Anlatmama müsaade buyurun: Bakınız, eski Türk Kültüründe  “ÜLGEN” diye uhrevi varlık kavramı vardır. Ülgen, Tanrısal bir varlıktır. İyiliğin sembolüdür. Onun karşısında ki şeytani varlık ise “ERLİK” tir..Eski Türk efsanelerine göre, pahalı kaftan giymiş ihtiyar Ulgen, evin çatısına kadar yükselen muazzam çam ağacının bittiği bölgede bulunmaktadır.

E ski Türk efsaneleri Ulgen’le ilgili bir çok şeyleri koruyarak günümüze kadar ulaştırmıştır. O,tüm mevsimlerde bembeyaz uzun sakalı ve kaftanı ile dolaşır. İyi ruhların başı olan Ulgen altın köşkte oturarak güneşi ve ayı yönetir.25 Aralıkta, gece ile gündüz arasında uzun ve çekişmeli mücadeleden sonra gündüzün galip gelip güneşin eskisinden daha fazla yeryüzünü aydınlattığı gün olan 25 Aralık’ta  eski Türkler, Ulgen’e dualar ederlerdi.

Türkler Gök Tanrı inancını kabul ettikten sonra dahi, 25 Aralık’ı yılın en büyük bayramı-Tanrı’nın doğuş günü olarak kutlamışlardı. Avrupa’ya giden Hunlar da 25 Aralık tarihini bayram olarak kutluyordu. Türklerin bu milli bayramı ,daha sonra Batı Kültürüne geçti ve daha sonra da Hıristiyanlaştı.

Netice itibari ile 25 Aralık’ta Türkler, Ülgen’i beklerlerdi. Geyiğe binmiş Ülgen evin bacasından içeri girecek ve çam ağacına hediyeler koyacaktı. İşte Avrupa’nın Noel Baba dediği kişi aslında Ülgen Ata’nın değişik bir versiyonudur..

Şimdi bakın Hıristiyanlar, 25 Aralık’ta Noeli kutuluyorlar. Oysa 25 Aralık tarihinin Hıristiyanlıkta hiçbir kutsallığı yoktur. Hz. İsa’nın doğum tarihinin 6 Ocak olduğu iddia edilmektedir. Peki, 25 Aralık nereden çıktı?

Şimdi Noel Baba olarak resmedilen kişiyi bir gözünüzde canlandırın. Uzun kaftanı, ayağında çizmesi ve başında börkü olan Noel Baba’nın üzerindeki hangi giysinin Avrupa ile ilgisi vardır. Kaftan, Börk ve Çizmenin Batı kültüründe ne işi var. O dönemlerde Avrupa erkekleri etekli elbise giyiyordu. Ayaklarında ise sandalet vardı. Pantolon da Türk Kültürünün Batıya armağanıdır. Atı ehlileştiren Türkler, ona binecek en uygun kıyafet olarak pantolonu icat ettiler.  Milattan yüzlerce yıl önce ecdadımızın çizdiği bütün kaya resimlerinde Türkler, pantolonlu olarak resmedilmiştir.

*Peki size göre Türk Kültürünün Hıristiyanlığa etkisi sadece Noel Baba ile mi sınırlı?

Ne münasebet.? Biz kendi Kültürümüzü bilmiyoruz. Elimizdeki bilgilerin çoğu da yabancıların bize ikramı. Türk Kültürünün yaşandığı yerler olan bölgeler, eskiden SSCB içerisinde idi. Bu dönemde yapılan araştırtmalarda “Türk” adını kullanmak sakıncalı idi. Onun için Okaldinikov  ve Rudenko gibi büyük araştırmacılar sansür korku ve baskısından dolayı  çalışmalarında Türk Kültürü yerine “Altay Kültürü vs.” gibi tabirler kullandılar hep.

Bakınız 4.yy a kadar Hıristiyanlığa ait dini ritüel ve hatta inanç diyebileceğimiz ciddi bir olgu yok. Açın İncilin tek bir satırında dahi Haç -İstavroz çıkarmak ritüeli yoktur. Ayin yapılan yer veya Kilise kavramı da yoktur Hıristiyanlığın kutsal kitabında.  Hatta daha ileri giderek söyleyeyim 5.yy ın sonlarına kadar bir Hıristiyan akaidinden, inanç esasından dahi  bahsetmek mümkün değildir. Şimdi size bir komediyi anlatayım. 325 yılında Ekümenik Konsey toplantısında da İmparator Konstantin, İsa Mesihi Tanrı ile eşit tutmayı emretti. 451 yılında ise Halkidos Konseyi ikii inancı  ret ederek ona birde kutsal ruhu ekledi ve böylece “Teslis” inancı oluştu. Oysa 268 yılında Antiohiy Konseyi bu tip tartışmaların dinden sapma olduğunu söyleyerek ret etmişti.

İşte Hıristiyanlığın siyasetinde etkisi ile bir din haline geldiği o dönem, Atilla ile birlikte Türklerin Avrupa’yı kasıp kavurduğu dönemdir.. Avrupalılar kendilerini istila eden bu güçlü Türk Kültüründen öylesine etkilenmiş ve onları öylesine taklit etmişlerdir ki bilahare onlardan aldıkları bu şeyler, hayatlarının ve dinlerinin vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. Öyleki bu inanaç ve sembolleri nereden aldıklarını sorgulamamışlardır bile.  Mesela bu gün HAÇ, Hıristiyanlığın en temel sembolüdür.  Oysa Haç, Hıristiyanlıktan yüzlerce ve hatta binlerce yıl önce Türk coğrafyasında, Altaylar’da Sibirya’da bir sembol olarak kullanılıyordu. Bu gün dahi milattan yüzlerce yıl öncesine ait pek çok mezar ve kurganın üzerinde “Haç” sembolü bulunuyor. Atilla, Avrupa’ya gelirken onun bayraklarından birisi de Haçlı bir bayrak idi.  “Eş Kenarlı Haç” Türklerin KEREY boyunun sembolüydü. Atilla da bu boydandı. Ünlü Rus araştırmacı Okladinikov’a göre Haç işaretli bayraklar Türklerde Milattan biraz önce kullanılmaya başlamıştır.

Lena nehri kıyılarındaki Şiskino köyündeki kaya resimlerinde, ellerinde bayraklar tutan, üzengiler kuşanmış atlı  askerler tasvir edilmiştir. Bu tasvirlerde süvari giysilerinin ufak detayları bile çizilmiş durumda. Bu süvarilerin ellerindeki sopalarda bayrak tuttukları görülüyor. Bu Kaya resimlerinden anlıyoruz ki Türklerde Bayrak sembolü nerdeyse 3000 yıl öncelerine dayanıyor. Avrupa da bayrak sembolünün başlaması ve yaygınlaşması Türklerin Avrupa’da görülmesinden sonra olmuştur.

*Çok enteresan şeyler söylüyorsunuz? Peki,  Hıristiyanlıkta bize ait başka neler görüyorsunuz?

Bakın, benim yeni çalışmam” Hıristiyanlık İnancı Üzerine Türk Kültürünün etkisi”. Mesela Kilise kelimesini ve kavramını ele alın. Türkler Avrupa’ya gidinceye kadar Avrupa’da mabet hele hele kilise kavramı yoktu. Eski Türkler, dağlara kutsiyet atfederdi. Özellikle 4 dağın zirvesi çok kutsaldı Türkler için. Bunlar; Tibet civarındaki Kaylasa, Kırgızistan civarındaki Han -Tengri, Altay bölgesindeki Üc  Sümer, ve Borus zirveleri. Türkler periyodik zamanlarda bu zirvelere çıkar ve ayin yaparlardı.Bu zirvelerde avlanmak bile yasaktı.

Bozkır'da yaşamaya başlayan Türkler, dağlara olan saygılarını eksik etmemişlerdir. Öyle ki düz arazilerde kutsal dağların benzerlerini yapmışlardı. Höyükler (kurgan) oluşturmuş ve bunların etrafına toplanarak ibadetlerini gerçekleştirmişlerdi. Türkler etrafında ibadet yaptıkları bu höyüklere o dağların adını da veriyorlardı. Bana göre “Kaylese Höyükleri” Hıristiyanlıkta Kilislerin oluşumuna öncülük etti.

Bizim bu tezlerimize itiraz edenler, Türklerle karşılaşıncaya kadar niçin Avrupa’da ve Hıristiyan dünyasında Noel Baba, Çam Ağacı, Haç, Kilise, vs. gibi kelime ve kavramların kullanılmadığını ve niçin Türklerle karşılaşıldıktan sonra kullanılmaya başlandığını da açıklamak zorundadırlar.

*Peki, Sayın Arıklı buradan nereye varmaya çalışıyorsunuz?

Ben Noel Baba veya Haç gibi kavramlar eski Türk Kültüründen Batıya geçmiş derken, bu kavramların artık Hristiyan kültürünün bir parçası olduğunu inkâr etmiyorum. Sadece kaynağına işaret ediyorum. Bizden alınan bu kavramlar artık bize yabancıdır. Bizi düşman ya da en hafif tabiri ile rakip gören başka bir dinin kültür öğesidir. Ben, sadece gerçeklerin ortaya çıkmasına katkı koymaya çalışıyorum .İnsanımız kompleks içerisinde. Bizler Tarihimize inmeli ve geçmişimizle yüzleşmeliyiz. Tarihimiz ve Kültürel derinliklerimiz, başka Milletleri ürkütecek boyutta. SSCB yıllarca Türk Kültürünün araştırılmasına engel oldu. Şu anda Çin aynı şeyi yapıyor. Çin’de ki Türk Piramitleri üzerinde araştırma yapılmasına müsaade edilmiyor. Oysa geçmişimiz bu coğrafyada gizli. Milyonlarca tarihi belge gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Türk tarihi tam aydınlatıldığında sanırım dünya tarihini yeninden yazmak gerekecek.

*Teşekkürler Sayın Arıklı. Yeni kitabınızı heyecanla bekliyoruz.

 

Bu haber 1393 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Röportaj

ATATÜRK'E 'KEMAL' DİYEBİLEN TEK ADAM

ATATÜRK'E  'KEMAL' DİYEBİLEN TEK ADAM İsmet İnönü son derece ciddi bir devlet adamı. Atatürk ona çok güveniyor ve önemli meselelerde sürekli onun yer alm...

AB'NİN BAŞKENTİ BELÇİKA BÖLÜNMEYE DOĞRU YOL ALIYOR

AB'NİN BAŞKENTİ BELÇİKA BÖLÜNMEYE DOĞRU YOL ALIYOR Belçika'da genel seçimlerin üzerinden 200 gün geçti ancak hala hükümet kurulamadı. Ülkenin en büyük partisinin ...

Rauf R.Denktaş

Rauf R.Denktaş YOLUN NERESİNDEYİZ?

Şinasi Başaran

Şinasi Başaran UBP'Yİ DOSTÇA ANALİZ EDERSEK

Ata Atun

Ata Atun BM'de Yeni Türk Olgusu

Yusuf Kanlı

Yusuf Kanlı Dananın kuyruğu...

Advert


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Tasarım Ve Modül Geliştirme: Ertuğrul Başaran

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi