Bazı sendikalar ve siyasi partiler, ‘Toplumsal Varoluş’ diye bir miting yapacaklarmış.. Üç yüz asırdan fazladır bu adada Türklüğümüzü ve müslüman kimliğimizi, ta 1955’lre kadar koruyup da bugünlere gelmedik mi?
Neyin ‘Toplumsal Varoluşu’ Allahaşkına...
Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş yazılı bir açıklama yapıyor ve çok önemli açıklamalrda bulunuyor. Bu açıklamasında Sayın Başkan hem elektrik konusunda ( iter beğenirsiniz ister beğenmezsiniz) bir dizi öneriler sunuyor, ve arkasından da şu görüşlere yer veriyor.
Sayın Denktaş’ın, elektrik konusundaki önerilerinin dışında söylediklerinin çok önemli olduğunu O’nun cümleleri ile anlatmak istiyorum..
Denktaş şöyle diyor:
.........Grev sonunda ortaya çıkan “özerk yapılandırma” kapsamının ne olduğu şu anda bilinmemektedir. Ancak, Sn Büyükelçi’nin, sorulan bir soruya vermiş olduğu ve bir takım yerlerin ekmeğine bal süren açıklamasından da anlaşılacağı üzere, hükümet ile sendika arasında varılan mutabakatın işletilemeyeceği gerçeğini açık olarak ortaya çıkartmıştır.
Anlaşılmaktadır ki, bir süreden beridir konuşulan 30 Ocak mitingi, bu tartışmalarda kullanılarak Türkiye karşıtı söylemlerde bulunmak isteyenlerin rahatça istismar edebileceği bir eyleme dönüştürülecektir. Kıbrıs Sorunu ile ilgili son zirve toplantısının ardından gerçekleştirilecek böylesi bir eylemin hedefinin bir kez daha saptırılacağı son derece açıktır.
........Esasen, tüm sektörlerimizin sorununun aşılabilme olanağı var iken, esas sorumlu olan hükümeti es geçerek adadaki varlığımızın temel nedeni olan Türkiye’yi suçlu sandalyesine oturtmak gayretlerine bilerek veya bilmeyerek güç veren son gelişmeler ışığında, elektrik özelleştirmesi ile ilgili bir açılım ortaya koyarak, insanımızın manipüle edilmeden sorunun çözümü için Demokrat Parti adına bu konudaki önerilerimizi sıralamak isteriz.
..........Sorunlarımızın çözümü için Anavatan Türkiye’nin katkısına duyduğumuz ihtiyacın gözardı edilmemesi, Türkiye’ye ihtiyaç duymayız diyenlerin alternatif önerilerinin “ Rum veya AB’yi” sorunlara çözüm adresi olarak gösterdiklerinin farkedilmesi gerekmektedir.
Çözüm, kendi alternatiflerimizi yaratarak Türkiye’nin desteğini almaktan geçer. Demokrat Parti olarak samimi bir diyalog ile bu sorunların üstesinden geleceğimize yönelik inancımız tamdır."
Evet, Sayın Serdar Denktaş yukarıda söylediklerinde haklıdır. Bu çevreler bu mitingi Türkiye karşıtlığı olarak kullanacak ve yine daha önceleri olduğu gibi Kıbrıs Türk halkını Türkiye’ye karşı töhmet altında bırakacaktır.
Öte yandan, devamlı olarak Kıbrıs Türkleri hakkında gelişi güzel ve tehlikeli yayınlar yapan Türkiye basınına da bol bol malzeme verecekler ve Kıbrıs Türk halkını yalnızlığa mahkum edeceklerdir.
Anavatan Türkiye’nin idarecileri, gerçi bu sendika ve siyasileri yakından tanımaktadır. Ama Türkiye basınının her fırsatta Kıbrıs Türk halkı aleyhine yapacağı ve yaptığı yayınlar bizi Kıbrıs Türk halkı olarak Türkiye kamuoyunda mahkum edecektir.
Sayın Denktaş’ın yukarıdaki sözlerinin çok iyi değerlendirilmesi ve hükümetimizin de gerekli tedbirleri cesurca almaktan çekinmemesini temenni ederiz. Bu efendiler bilsinleri bu meydan onlara kalmış değildir.
Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin kopmaz bir parçasıdır ve üç buçuk sendikacı ile bazı siyasilerin oyuncağı değildir. Hükümetin bu konuda erken ve süratle duyarlılığını göstermesi lazımdır.
Bu haber 174 defa okunmuştur.