Bugün, bir internet haber sitesinde okuduğum haber beni çok düşündürdü. Başlık şöyle: “Türkiye Büyükelçilik plakalı araçlara tepki.”
El insaf artık yahu bu kadarına da.
O bahsettiğiniz caddede, hiç park etmeyen Kıbrıs Türkünün arabası yok mu? Gözünüze bu mu battı.. Haberin altındaki bazı yorumları okuyunca biraz rahatladım ama benim de yazacaklarım var...
Birkaç tane sendikacı ve bazı muhalefet partilerinin Türkiye aleyhtarlığı demeçlerini sayfa sayfa verenler ne yapmaya çalışıyor.
Kıbrıs Türk halkının yıllardır Rum’dan çektiklerini doğru dürüst anlatamadık galiba. Yoksa Türkiye düşmanlığı ile tiraj peşinde mi bu arkadaşlar. Veya Rum’un örtülü ödeneğinden mi yararlanıyorlar.
Eğer Türkiye, 20 Temmuz 1974 yılında bu adaya çıkmasaydı, acaba sen şimdi nerede olurdun, bunu hiç düşündün mü? İki kelimenin arkasına saklanarak ver yansın ediyorsunuz. “Barış ve Çözüm.”
Ulan siz o zamanlar, ya beyaz doncuklarınızla sokakta sümüklü sümüklü oynuyordunuz, ya da kısa pantalonlarınızla, pirili ( misket) oynuyordunuz. Dedeleriniz ve babalarınız da mevzilerde analarınızın kızkardeşlerinizin ırzına geçilmemesi, öldürülmemesi için çarpışıyordu.
Siz Avrupa Birliği diye naralar atarken, onlara methiye düzerken o AB’de ırkçılık feci şekilde prim yapıyor. Bunun da farkında mısınız?
Sonra kalkıp Türkiye işgalcidir diye bilmeden konuşuyorsunuz. Ezberlemişsiniz bir kere bir kelime temcit pilavı gibi söylenip duruyorsunuz.
Acaba Rum, bizi, Kıbrıs Türk halkını çok mu seviyor?
Yoksa çok mu güveniyorsunuz bu Rumlara!
Sırf haber yapasınız diye, haber değeri dahi olmayan bir olayı bile şişirerek yayınlıyorsunuz ve bütün Kıbrıs Türk halkının Türkiye kamuoyu gözünde düşürmeye mi çalışmaktasınız. Ben başka türlü düşünemiyorum.
Ben bunları zamanında da yazdım diye bana “faşist” dediler. Desinler, ama artık kafi be yahu.
Eğer bu Rum sizin gözünüzde bu kadar kıymetli ise neden gidip Güney’de onlarla yaşamıyorsunuz. Bunuları söylüyorum diye sizi topraklarınızdan kovmuyorum, size yaptıklarınızın nankörlük, ayıp, günah ve terbiyesizlik olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Tabii anlayabilirseniz.
Bazı görsel ve yazılı medyayı okuduğum dinlediğim zaman cidden rahatsız olurum ve şöyle düşünüyorum. Özgürkük ve hürriyet ortamı sizlere çok mu geniş geldi?
İkide bir Türkiye elçiliği, Türkiye diye avaz avaz bağırıyorsunuz. Bu da yetmiyor hükümeti de yerden yere vuruyorsunuz.
Çözüm mü istiyorsunuz? Barıştan yana mısınız.. Gidin o zaman bunu Rumlara söyleyin bakalım kabul ederler mi?
Bir yerde de içim müsterihtir. Bunları yapan bir avuç kişidir ama, bayağı da ses getiryorlar diye de itiraf etmek isterim.
Söyleyecek, yazacak o kadar rezilane haberler ve eylemler var ki; hangisini yazayım.
Bazıları, kişisel menfaatları için bu halka kötülük ediyor. Acaba bunun farkında mıyız?
Bu adada Türkiye’nin ve TSK’nın varlığını istemek “faşistlikse” ben faşitim arkadaşlar. Var mı başka bir diyeceğiniz.
Hükümet de artık fazla demokrasinin bizi nerelere götürmekte olduğunun farkına varmalıdır.
Benim bugün diyeceğim bunlar. Cevap veren varsa ona da cevabım hazır.. Hodri meydan beyler....
Bu haber 333 defa okunmuştur.